necipfazilkisakurek.gen.tr https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr Necip Fazıl Kısakürek, Hayatı ve Eserleri tr-TR hourly 1 Copyright 2018, necipfazilkisakurek.gen.tr Thu, 21 Mar 2013 00:00:00 +0000 Fri, 14 Dec 2018 00:00:00 +0000 60 Necip Fazıl Kısakürek Kitapları https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-kitaplari.html Sun, 02 Dec 2018 09:19:37 +0000 Necip Fazıl Kısakürek Kitapları saymakla bitmez desek yeridir. Tam ismi Ahmet Necip Fazıl Kısakürek olan ünlü Türk şair, yazar ve düşünürdür. 26 Mayıs 1904 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Çok genç Necip Fazıl Kısakürek Kitapları saymakla bitmez desek yeridir. Tam ismi Ahmet Necip Fazıl Kısakürek olan ünlü Türk şair, yazar ve düşünürdür. 26 Mayıs 1904 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Çok genç yaşta henüz 24 yaşında iken Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır. Büyük doğu dergisinin yayımlarına katkıda bulunmuş ve islamcı görüşlerini ortaya koymuştur. Necip Fazıl Kısakürek Kitapları 1925 yıllarından çok yakın tarihe 2000 yıllarına kadar beğenilerek okunmuş ve takip edilmiştir.
Necip Fazıl Kısakürek Kitapları
Necip Fazıl Kısakürek Kitapları 
  • Örümcek Ağı
  • Kaldırımlar
  • Ben ve Ötesi 
  • Birkaç Hikaye Birkaç Tahlil
  • Beklenen 
  • Namık Kemal
  • Sabır taşı
  • Nam
  • Çile
  • Hazret
  • Moskof
  • Esselam
  • Hac
  • Hitabeler
  • Mukaddes Emanet
  • Şiirlerim
  • 13 kitaptan oluşan RAPOR serisi
  • Aynada ki yalan
  • Kafa Kağıdı
  • Mümin
  • Konuşmalar
  • Hücum ve polemik
  • Püf noktası
  • Bekleyen
  • Bayram
Bunlar sadece sayabildiklerimiz ve bunların dışında niceleri bu büyük ustanın kaleme aldığı kitaplarıdır.]]>
Necip Fazıl Kısakürek Aşk Şiirleri https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-ask-siirleri.html Sun, 02 Dec 2018 18:17:30 +0000 Necip Fazıl Kısakürek Aşk Şiirleri, alanının en iyi yazarlarından biridir. Türk edebiyatının yarım yamalak olan hece şiirinin en büyük üstadıdır kendisi. Türkiye’de büyük şehir hayatı içindeki bireyin bunalımını Necip Fazıl Kısakürek Aşk Şiirleri, alanının en iyi yazarlarından biridir. Türk edebiyatının yarım yamalak olan hece şiirinin en büyük üstadıdır kendisi. Türkiye’de büyük şehir hayatı içindeki bireyin bunalımını en iyi anlatan şiirleri yazmıştır. İnançları için hapislere giren adamın fikir, düşünce ve eserlerini değerlendirmek herkesin harcı değildir. O kendi alanında fikirlerini somut bir şekilde, hiçbir dış etkenden çekinmeden ortaya koymuş bir yazardır. Binlerce güzel eseri bulunur. Hayatını dolu dolu israfsız ve imanla aşkla yapmış olduğu mesleğiyle tamamlamıştır. Onu anlatmak için sayfalar dolusu yazılar da yazsak yine de tam olarak onu anlatamayız. onca güzel eserlerinden birkaç tane aşk şiirini sizinle paylaşmak istiyoruz.

Necip Fazıl Kısakürek Aşk Şiirleri
DAYAN KALBİM 

Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.

Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!

SAÇLARIN 

Saçların omuzlarından aksın
Mermer üzerinden geçen su gibi
İçinde ezgin bir his duyacaksın
Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi

Saç tel tel örtüler hep tül tül düşer
Gözünün değdiği yere gül düşer
Sonunda sana da bir gönül düşer
Gönlümün şimdiki duygusu gibi

Dillerde dökülüp sayılır saçın
Sıcak nefeslerle bayılır saçın
Bir tütsüdür kalbe yayılır saçın
Kararan gözlerin buğusu gibi
]]>
Necip Fazıl Kısakürek Bir Adam Yaratmak https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-bir-adam-yaratmak.html Mon, 03 Dec 2018 13:15:48 +0000 Necip Fazıl Kısakürek Bir Adam Yaratmak, çok kıymetli yazarlarımızdan biri olan Necip Fazıl Kısakürek'in bu eseri bir tiyatro yazarının geçirmiş olduğu ruhsal çileyi anlatmaktadır. Ölüm korkusu, sanatın çilesi, ka Necip Fazıl Kısakürek Bir Adam Yaratmak, çok kıymetli yazarlarımızdan biri olan Necip Fazıl Kısakürek'in bu eseri bir tiyatro yazarının geçirmiş olduğu ruhsal çileyi anlatmaktadır. Ölüm korkusu, sanatın çilesi, kader ve cinnet konularına değinir. konusu meçhul bir tarihte İstanbul'da geçen oyunun karanlık, boğucu bir atmosferi vardır. Yazar, aralıklarla iki yıl süren bir çalışma sonucun oyunu tamamlamıştır. Bir adam yaratmak yazarın mistik şair olarak anıldığı döneme ait güzel bir eserdir. 
 
Bir Adam Yaratmanın konusu

Eserde, bir halk sanatçısı olan Hüsrev’in yazdığı tiyatro oyunu ile kendi hayatının benzerliği ve geçirdiği ruh buhranları anlatılır. Hüsrev’in yazdığı oyun, incir ağacında kendini asan babası, ölüm korkusu duyması ve kendisini de incir ağacına asmasından ibarettir. Oyunda kendini anlatmıştır Hüsrev, babası gerçekten de kendini incir ağacında asmıştır ve kendisi de ağır ruh bunalımları içerisinde bulunmaktadır. Kendisiyle röportaj yapmaya gelen muhabirin kendi şahsiyetine ait sorular yöneltmesine aşırı sinirlenmiştir. Onun bu sinirinin sebebiyse yazdığı şeyi yaşayıp kendisini asmaktan korkmasıdır. Gazetenin sahibiyse Hüsrev'in arkadaşı olduğu için onun arkadaşını ifşa etmekten bir sakınca görmemektedir. Arkadaşını hiçe sayarak yaptığı reklamlardan para kazanan medya patronu, Hüsrev'in insanlardan uzaklaşmasına ve onların gerçek yüzlerinin farkına varmasına da vesile olmuştur. Diğer bir arkadaşları da psikiyatri hastaları için özel bir klinik açan doktor Şeref beydir. Hüsrev'in geçirdiği ruhi bunalımlarını tabii olmayan davranışlarını delilik alameti olarak saymaktadır bu doktor.
Necip Fazıl Kısakürek Bir Adam Yaratmak
Bu iki halden anlamayan insan tiplemesi bilimin insan ruhunu analiz etmedeki acizlik ve medyatik olma kaygısının insanı nasıl da yok saydığını anlatmaktadır. Eser sonunda Hüsrev  gazete sahibi ve klinik sahibi bu iki insandan öyle tiksiniyor ki, hükümet doktorunun çağrısına uyarak hastaneye gitmeye razı oluyor fakat özel kliniğe gitmeyeceğine dair şart koşuyor. Hüsrev hastaneye yatarken annesinin gitme çağrısına dahi sessiz kalır. Bu durumdan asla şikayet etmemiş, sitem etmemiş ve kadere teslimiyet göstermiştir. 
]]>
Necip Fazıl Kısakürek Şiir Anlayışı https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-siir-anlayisi.html Tue, 04 Dec 2018 09:57:58 +0000 Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri,  Anlayışına geçmeden önce onu biraz tanımamızda fayda var. Necip Fazıl  gelir düzeyi iyi bir ailede, 1905 yılında, Maraş'ta dünyaya geldi. Okul hayatı çok dağınık bir şekilde i Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri,  Anlayışına geçmeden önce onu biraz tanımamızda fayda var. Necip Fazıl  gelir düzeyi iyi bir ailede, 1905 yılında, Maraş'ta dünyaya geldi. Okul hayatı çok dağınık bir şekilde işlemiştir. Ortaöğretimini Bahriye Okulu'nda okudu. Darü'l Fünün Felsefe Bölümünde 1 yıl okuyarak 1925 yılında devlet onu Avrupa'ya gönderdi ve devletin Avrupaya gönderdiği ilk burslu öğrenci oldu. Paris'ten dönüşünde ise devletin çeşitli hiyerarşik katmanlarında memurluk yaptı.1939 yılından sonra Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Devlet konservatuarı ve Güzel Sanatlar Akademi'sinde hocalık yaptı. 1943 yılında ise Büyük Doğu Mecmuasını çıkararak yazı hayatına başladığını söyleyebiliriz. Öldüğünde ise tarih 25 mayıs 1983 yılını gösteriyordu. Ruhu şad olsun.

Necip Fazıl Kısakürek Şiir Anlayışı

Necip Fazıl Kısakürek'in şiir anlayışına geçmeden önce onu kısaca tanıtma şerefinde bulundum. Umarım onun hakkında biraz fikir sahibi olmuşsunuzdur.Necip Fazıl edebiyatın çoğu alanlarında aktif olarak çaba sarf etmiştir ama asıl ününü şiir oluşturmaktadır. Şiirlerinde mistik bir hava sezilir. İlk dönemlerde yani 1920-1934 yılları arasında şiirlerinin çoğu Milli Mecmua ve Hayat dergilerinde  yayımlanır. Bu dönemler savaş, sıkıntı, patlama yılları olduğu için şiirlerinde de aynı hava sezilir. Yanlızlık, ölüm, karanlık temalarını şiirlerinde işler. Şiirlerine modern hayatın hiç tatmin olmayan insanlarını işler. Mistik yönünü 1934 itibaren kazanır. Bu dönemde tasavvufa da yönelir. 1943 ten sonra ise dini - mistik yönü daha ağır basar ve şiir anlayışını şu sözleriyle anlayabiliriz:" Bizce şiir mutlak hakikati arama işidir. Eşya ve hadislerin, bütün mantık yasaklarına rağmen en mahrem, en mahçup, en nazik ve hassas  nahiyesini tutarak ve nispetlerini bularak, mutlak hakikati arama işi" demiştir. 1960 yılı ve sonraları İslami dünya görüşünü benimsemiştir.

Necip Fazıl Kısakürek Şiir Anlayışı
Necip Fazıl Kısakürek şiir anlayışını kısaca özetlersek: Mistisizm, kapalılık, trajik söyleyiş, şekil bakımından kusursuzluk v.b onu şiir tarimizdeki yerini sağlamlaştırır.

Necip Fazıl Kısakürek Eserleri
  • Örümcek Ağı, Sonsuzluk Kervanı, Çile, Kaldırımlar, Bu Yağmur, Nöktürn, Gel, Geçen Dakikalarım, Otel Odaları (Şiir)
  • Hikayelerim (Öykü)
  • Aynadaki Yalan (Roman)
  • Tohum, Bir Adam Yaratmak, Namı Değer Parmaksız Salih, Künye, Para, Abdulhamit Han, Reis Bey (Oyun)
]]>
Necip Fazıl Kısakürek Beklenen https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-beklenen.html Tue, 04 Dec 2018 19:54:10 +0000 Necip Fazıl Kısakürek Beklenen, Ve işte Beklenen O Hikaye!"Üniversiteli delikanlı kolejli kıza bir voleybol maçında rastlar. Okul salonunda maç Tribünsüz, minik bir salon idi. Seyircilerle, oyuncular arasında, sah Necip Fazıl Kısakürek Beklenen, Ve işte Beklenen O Hikaye!

"Üniversiteli delikanlı kolejli kıza bir voleybol maçında rastlar. Okul salonunda maç Tribünsüz, minik bir salon idi. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın sadece çizgisi vardı. O kadar yakındılar. Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, dünyalar şirini kızı ilk defa görmüştü takımda. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissederek, az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini. Kız servis atarken hemen önünden geçerek, göz göze geldiler. Kız ona gülümsedi. Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda. Kız onu tanımış olmalıydı ki, kim bilir belki, kız da ondan hoşlanmıştır. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti. Set değiştirip, takım karşıya gidince, delikanlıda yerini değiştirdi. O da karşıya gitti. Üçüncü sette tekrar eski yerine dönerek, kızda gidiş gelişleri fark etmişti galiba. Bir defa daha gülümsedi. Manidar. "anladım" der gibi bir gülümseyişti bu. Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü. Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynayacak maçı, ne maçı canım, o dünyalar şirini kızı görmek için der. Delikanlı, artık kızın hiç bir maçını kaçırmıyordur.

Necip Fazıl Kısakürek Beklenen
  • Kolej:
  • Dahası Ankara Koleji'nin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu, onu bir kez daha görmek için. Karşılaştıklarında ise, hafif çok hafif bir gülümsemeyle, çok minik bir baş eğmesiyle selamlaşır olmuşlardır. Ogün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılımı kızın karşına geçmiş, gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak, bir blok ötede gene karşına çıkmış. Kız çok şaşırmış, karşısında, sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese delikanlıyı görünce. Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu. Arkadaştılar. Sonunda bütün cesaretini topladı, kaptana açıldı. O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba, kız da ona karşı boş değildi. Bir yerde, bir şekilde tanışmaları gerekiyordu. O zamanlar, bu işler böyle oluyordu çünkü. Kaptan "tabi" dedi. "Bu hafta sonu güzel bir konser var. Beraber, gitmeye karar vermiştik zaten. Sende gel. Hem konseri birlikte izleriz, hem de tanışırsınız. "Mutluluk işte bu olmalı" diye düşündü delikanlı. "Mutluluk işte bu."
  • Konser:
  • Ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamazdı. Konser anı da hiç unutmadı delikanlı. Voleybol takımı kaptanı, salona girdiklerinde, ustaca bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız yan yana düştüler. İnanamıyordu delikanlı. Onunla nihayet yan yana oturduğuna, onun sıcaklığını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu. Biraz önce tanışırken tuttuğu el, bir karış ötesinde öylesine duruyor. Delikanlı, sahne de dünyanın en romantik şarkısı söylenirken o an dünyanın bütün şarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı ya o eli tutmak için öylesine büyük bir arzu duyuyordu ki içinde. Ama uzatamıyordu. işte elini. Her şey böyle iyi giderken, yanlış bir hareketle, onu ürkütebileceğinden, incitebileceğinden öylesine korkuyordu ki. Sonunda dayanamadı, sanki kolu uyuşmuş gibi, uzandı. Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu. Kızın omuzuna değil. Koltuğun üzerine. Sonra kız arkaya yaslandı. Bir kaç saç teli, delikanlının elinin üzerine dokundu.
  • Şiiri:
  • Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu artık genç adamın. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokuyordu çünkü. Konserden çıkarken, kız, şakalaştı. "Sizi her maçımızda görüyoruz. Alıştık nerdeyse. Yarın Adana'da maçımız var. Gözlerimiz sizi arayacak. Hayır aramayacaktı. Delikanlı o anda kararını vermişti çünkü. Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek, hatta öğle yemeğinde bir de, Adana kebap yedirecek kadar para vardı. Gece yarısı kalkan otobüse bindi. Sabah erkenden Adana'ya indi. Maç saatine kadar başı boş dolaştı. Salona erkenden girdi, En son sıraya tam servis köşesine en yakın yere oturdu]]> Necip Fazıl Kısakürek Kaldırımlar https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-kaldirimlar.html Tue, 04 Dec 2018 20:59:29 +0000 Necip fazıl Kısakürek, 1904 senesinde bir konakta dünya gözlerini açmıştır... Annesinin arzusu üzerine 12 yaşlarında şiir yazmaya başlamış ve kendini sürekli bu dalda geliştirmiştir. Ömrünün belli kısmın Necip fazıl Kısakürek, 1904 senesinde bir konakta dünya gözlerini açmıştır... Annesinin arzusu üzerine 12 yaşlarında şiir yazmaya başlamış ve kendini sürekli bu dalda geliştirmiştir. Ömrünün belli kısmını hapishanede geçiren şair kendini tam anlamıyla şiir sanatına vermiştir. Ünlü Türk şair Kaldırımlar adlı şiirini ikinci kitabına konu edinmiş ve bu sayede adını milyonlara duyurmuştur. 20’li yaşlar da yazdığı bu şiir ile Necip Fazıl Kısakürek şöhretin kapılarını araladı ve uzun yıllar şanını sürdürdü. Aynı zamanda Kaldırımlar adlı bu şiir günümüze gelene kadar farklılıklara uğramış ve değişimler yaşamıştır.

    Necip Fazıl Kısakürek kaldırımlar
    Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında
    Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum
    Yolumun karanlığa saplanan noktasında
    Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

    Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık
    Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
    İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık
    Biri benim, biri de serseri kaldırımlar

    İçimde damla damla bir korku birikiyor;
    Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,
    Üstüme camlarını, hep simsiyah dikiyor
    Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler

    Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi
    Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
    Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi
    Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
    Necip Fazıl Kısakürek Kaldırımlar
    Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta;
    Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum.
    Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta,
    Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.

    Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin
    İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler
    Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin
    Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler

    Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim
    Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları
    Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim.
    Örtün, üstüme örtün serin karanlıkları,

    Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
    Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
    Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya;
    Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

    ]]>
    Necip Fazıl Kısakürek Sakarya https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-sakarya.html Wed, 05 Dec 2018 14:00:30 +0000 Necip fazıl Kısakürek Sakarya türküsünü 1949 senesinde bir Ankara dönüşü trende, bozkırları seyrederken ve arasından geçerken kıvrık yolların, Sakarya nehrinin şaire vermiş olduğu ilham ile yazmıştır. Şiir’in ge Necip fazıl Kısakürek Sakarya türküsünü 1949 senesinde bir Ankara dönüşü trende, bozkırları seyrederken ve arasından geçerken kıvrık yolların, Sakarya nehrinin şaire vermiş olduğu ilham ile yazmıştır. Şiir’in genel konusunda şairin bakış açısına göre toplumun sorunları ön planda tutulmuştur. Şiir 1949 senesinde millettin yaşadığı durumlardan esinlenerek yazılmış ve o yılda ki Türk milletinin konumu,  atraksiyonu anlatılmıştır.

    Necip Fazıl Kısakürek Sakarya

    İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
    Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

    Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
    Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

    Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
    Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

    Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat:
    Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
    Necip Fazıl Kısakürek Sakarya
    Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne
    Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:

    Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
    Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin

    Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur.
    Sırtına Sakarya’nın, Türk tarihi vurulur.

    Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük
    Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük! ..

    Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
    Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya

    İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
    Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

    Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
    Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!

    Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
    Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

    Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu
    Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu

    Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna
    Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna

    Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir
    Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

    Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
    Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

    Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
    Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

    İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
    Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

    Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
    Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek

    Kafdağı’nı assalar, belki çeker de bir kıl!
    Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

    Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu nun
    Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

    Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
    Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

    Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
    Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

    Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
    Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

    Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
    Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! 

    ]]>
    Necip Fazıl Kısakürekden Hazır Cevaplar https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurekden-hazir-cevaplar.html Thu, 06 Dec 2018 09:33:22 +0000 *Mahkemede hakim, Necip Fazıl'a: - Bak, der. Seni bundan böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle değil mi Necip Fazıl sorar: - Hakim Bey, yoksa istifa mı ediyorsunuz *Yine bir gün Üstad'a *Mahkemede hakim, Necip Fazıl'a:

    - Bak, der. Seni bundan böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle değil mi
    Necip Fazıl sorar:
    - Hakim Bey, yoksa istifa mı ediyorsunuz

    *Yine bir gün Üstad'a sormuşlar:
    -Üstad özel arabanız yok mu
    Üstaddüşün meden cevap verir:
    -Ona en son bineceğiz.

    *Üstada bir konferans sırasında bir genç sorar:
    -Osmanlı emperyalist değil miydi Cevap dikkate şayandır:
    -Evladım eğer Osmanlı emperyalist olsaydı şu anda bu soruyu fransızca değil türkçe sorardın.

    Necip Fazıl Kısakürekden Hazır Cevaplar

    *Necip Fazıl bir konferansında isim vermeden gazetelerin tenkidini yapiyormuş. Fakat o şekilde açık konuşuyormuş ki, bu işlerle çok az ilgili olan dahi hangi gazeteden söz edildiğini anlarmış Dinleyenlerden biri hatibin sözünü keserek:
    Hangi gazeteden bahsediyorsunuz
    Necip Fazıl sorar: -Siz ne iş yapıyorsunuz -Keresteciyim. -Belli,otur!

    *Necip Fazıl Kısakürek in 1954 lü yıllarda çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının bir sayısının kapağında, Osmanlı arması işlemeli sanat eseri bir kumaş resmini yayınlayınca, "padişahlık propagandası yapmak " gibi saçma bir gerekçe ile derginin o sayısının toplatılmış ve kendisi de suçlanarak mahkemeye sevkedilmişti. Necip Fazıl’ın mahkemede kendisini suçlayan savcıya gayet ibretli bir şekilde:
    İçinde adalet işlerine bakılan bu binanın tepesinde aynı Osmanlı arması var Siz de mi padişahlık propagandası yapıyorsunuz" diye cevap vermişti

    Necip Fazıl vapurla Karaköy'e geçerken, yanına biri yaklaşıp:"Üstad", diye sormuş
    "Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik.
    " N. Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:
    "Ne diye vapura bindin ki, yüzerek geçsene karşıya" cevabını vermiş.
    *Nazım Hikmet ve Necip Fazıl Ramazan ayında arabayla gidiyorlarmış.Tabi Necip Fazıl oruç ama Nazım Hikmet değil
    .Nazım Hikmet Necip Fazıl ile dalga geçmek için yolun kenarındaki zayıf bir ineği işaret ederek Necip Fazıl'a demiş ki:
    -'Şunun haline bak,oruç tutmaktan ne hale gelmiş' demiş.Tabi Necip üstad altta kalırmı hemen cevabı yapıştırmış:
    -'Aaa Nazım sen bilmiyormusun Hayvanlar oruç tutmaz...

    *Üstad hapishanede koğuşunda iken aynı koğuşa Nazım Hikmet getirilir,Nazım Hikmet Üstadı görünce gülerek .Üstat, karşısında duran Nazım Hikmet e cevabı yapıştırır... " Ben de pencereye dönerim...

    Üstadın Müdafalarım’ında geçiyor.
    Yıl1939… Çankaya’nın kalemşoru Falih Rıfkı Atay, Caddebostan’daki villasına Üstadı yemeğe davet eder. Bir ara sofrada şöyle der: “yahu, Necip, senin tarzında, senin çapında bir adam, nasıl Müslüman olur “üstadın cevabı, anlayana zehir zemberek :
    ”benim çapımı geç, insanın çapı yükseldikçe Müslümanlığa bağlanmak ve ondan başka hiçbir şeyi tanımama şansı artar.

    *Bir gün kendisine, bir dostu: -Üstad, dünyada iki büyük şair var, demiş. Necip Fazıl’ın tepkisi şu olmuş:
    -Öteki kim

    *Nur Harmanı'nın pırıltılı kalemi Necip Fazıl'ın da içinde bulunduğu uçak, Yeşilköy Havaalanından kalktıktan kısa bir zaman sonra arızalanır ve geri döner. Havaalanındakiler merakla, "Ne oldu, nasıl oldu" diye sorarlar. mübareğin cevabı hem teslimiyetçi hem de hikmetli: "Ahirete kabul etmediler, geri döndük."

    *Kayseri'deydik, Büyük Doğu teşkilatında... Bir adam getirdiler, "şununla iki kelime konuş!" dediler bana... Adam geldi. Elinde sigara, Ramazan günü... Anladım ne tip olduğunu...


    Hitap ettim:
    "- Sigaranı at da öyle gel karşıma!"
    Gayet ucuz bir formülü vardır bu işin... Günün hemen bütün formülleri gibi...
    O da aynı şekilde cevap verdi:
    "- Allah'ın bildiğini kuldan niye saklıyayım"
    Bu umumî formül...
    Devam ettim:
    "- Allah senin tenasül aletin olduğunu da biliyor. Niye saklıyorsun"

    Bozuldu, kala kaldı, hi]]> Necip Fazıl Kısakürek Ölüm Tarihi https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-olum-tarihi.html Fri, 07 Dec 2018 03:48:48 +0000 Necip Fazıl Kısakürek 25 Mayıs 1983 tarihinde Erenköy'deki evinde vefat etmiştir Fatih’te düzenlenen cenaze merasiminden sonra Eyüp sırtlarındaki kabristana defnedildi Necip Fazıl Kısakürek 25 Mayıs 1983 tarihinde Erenköy'deki evinde vefat etmiştir Fatih’te düzenlenen cenaze merasiminden sonra Eyüp sırtlarındaki kabristana defnedildi
    Necip Fazıl Kısakürek Ölüm Tarihi]]>
    Necip Fazıl Kısakürek Sözleri https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-sozleri.html Fri, 07 Dec 2018 04:08:59 +0000 Necip Fazıl KISAKÜREK; 1904 yılında İstanbul' da dünyaya gelen, gazeteci, yazar, şair ve öncü aydın kişiliklerinden birisidir. Yazmış olduğu eserler, söylediği özlü vecizeler günümüzde dahi et Necip Fazıl KISAKÜREK; 1904 yılında İstanbul' da dünyaya gelen, gazeteci, yazar, şair ve öncü aydın kişiliklerinden birisidir.

    Yazmış olduğu eserler, söylediği özlü vecizeler günümüzde dahi etkisini sürdürmekte, dillerden dillere dolanmaktadır.  Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

    Necip Fazıl Kısakürek Sözleri;
    • Benim ayağımın altı da müsait başımın üstü de nerede olacağını sen belirle.
    • Sabır çekilen şeyi duymamak değil, ona dayanmayı bilmektir.
    • Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür.
    • Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişir isen; hem yolunu kaybedersin hemde dostlarını.
    • Allah ıztırabını çektirmediği şeyin, nimetini vermez.
    • Evdeki hesabımız bile çarşıya uymuyor iken, ahiretteki hesabımızın vay haline.
    • Ey bir aileye bile hükmedemeyen ilerici. Üç kıta yedi denize hükmeden ecdadın mı gerici
    • Dünya güzel olsaydı, doğarken ağlamaz, yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık.
    • Eğer tadını bilirseniz ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir.
    • Ya İslam ile yükselir,ya inkarla çürürsün, bu yol mezarda bitmiyor gittiğinde görürsün.
    • Ölüm herkesin başına gelir , ama geç ama erken. Ya kazanırken ya da kazandığını yerken.
    • Camiye dikey olarak gel, yatay olarak zaten geleceksin.
    • Elindeyse zamana dur geçme diye dayat, bir sigara içmekten daha kısa bu hayat.
    • Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiç bir şey bizim değil.
    • Yol onun varlık onun, gerisi hep angarya. Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya.
    • Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.
    • Seni affetmek hayatımın en büyük hatasıydı. Nereden bilebilirdim ki katilini affedersen seni yine öldüreceğini.
    • Sevdiğini belli et, gizlemek başkalarına fırsat vermektir.
    • Tövbe kapısı açık dediysek, yeni günahlara mı koşman gerek
    • Öyle ucuz değil gül koklamak. Gül tutan ele diken batmalı, bir aşka gönül veren o aşkın kapısında yatmalı.
    • Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım.
    • Kendi kendimizin altında kalmamalıyız ki, cemiyetin üstüne çıkalım.
    • Önüne gelenle değil seninle ölüme gelenle beraber ol.
    • Yanında olduğum zaman değerimi bilmezsen değerimi bildiğin gün beni yanında bulamazsın.
    • Ne hasta bekler sabahı ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar.
    • Biz bize gerici diyenlere ancak deh çekmek için gerideyiz.
    • Adam olmak cinsiyet meselesi değil şahsiyet meselesidir.
    • Kimileri vardır aşkın en yücesine layıktır, kimileri de vardır aşkın en yücesini versen de aşağılıktır.
    • Felsefe; çürük cevizlerle dolu bir denizde sağlam cevizi aramaktır.
    • Ayağın bir taşa takıldığında "Allah kahretsin" bile dememelisin, dua etmelisin ki taşa takılan bir ayağın var.
    • Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu Kıymetli malı olanlar bağırmaz.
    • İnsanlar ikiye ayrılır; vaktini beşe ayıranlar, vaktini boşa ayıranlar.
    • Çok sıkıldıysan hayattan bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir, yaşamak güzeldir.
    • Ne gelirse başımıza Hak'tandır; fakat geliş sebebi Hak'tan ayrılmaktandır.
    • Şimdi Fatih kalksa mezarından ne ben onu tanırım ne o beni tanır. Ama İstanbul'u Bizanslılar almış deyip tekrar savaşır.
    • İnsanı olgunlaştıran yaşı değil yaşadıklarıdır.
    • Dinde zorlama yoktur, insan özgürdür elbette. İsteyen bu dünyada pişer isteyen ahirette.
    • Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret, ebedi bir yaşam için gayret yok hayret.
    • Tanrı sizi korusun, bizi Allah korur.
    • İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan kork.
    • Biz; ayağı şişene kadar namaz kılan peygamberin, gözleri şişene kadar uyuyan ümmetiyiz.
    • Kendini dünyalar kadar değerli zannedenlere kısa bir not; dünya beş para etmiyor.
    • Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişi de yoktur.]]> Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-siirleri.html Fri, 07 Dec 2018 22:44:37 +0000 Necip Fazıl Kısakürek şiirleri ilk olarak Yeni Mecmua dergisinde yayınlanmıştır. Yeni Hayat ve Milli Mecmua dergilerinde yayınlanan şiirleriyle iyice tanınmıştır. Ardından Kaldırımlar ve Örümcek Ağı şiir kita Necip Fazıl Kısakürek şiirleri ilk olarak Yeni Mecmua dergisinde yayınlanmıştır. Yeni Hayat ve Milli Mecmua dergilerinde yayınlanan şiirleriyle iyice tanınmıştır. Ardından Kaldırımlar ve Örümcek Ağı şiir kitapları o dönemin şairleri arasında öne çıkmasına neden olmuştur. 1932 yılında çıkardığı Ben ve Ötesi adlı şiir kitabı da, önceki eserleri gibi ilgi toplamıştır. Kaldırımlar şiirinin ardından, Kaldırımlar şairi olarak anılmaya başlamıştır. Yazar hem şiirleri, hem de oyun yazarlığı yanında, çıkardığı dergiler ve yazdığı yazılarla başlattığı siyasi mücadele ile hakkında çok sayıda dava açılmıştır. Yazdığı eserler, söylediği sözler günümüzde de etkisini sürdüren bir yazardır. 1980 yılında Kültür Bakanlığının büyük ödülünü, 1981 yılında Milli Kültür Vakfı Armağanı olan İman ve İslam Atlası eseriyle fikir dalında, 1982 yılında ise Türk Yazarlar Birliği Üstün Hizmet ödülüne layık görülmüştür. 1980 yılında Türk Edebiyatı Vakfı tarafından Şairlerin Sultanı anlamına gelen "Sultan-üş Şuara"  unvanı verilmiştir. Yaşar Nabi kendisini "Bir mısrası Türk Milletini ihya etmeye yeter." diyerek övmüştür.

      Necip Fazıl Kısakürek ebedi kişiliği

      • Halk şiirlerimizden faydalanan, bunları modern bir anlayışla bizlere kazandıran bir şairdir.
      • Moderne Türk şairleri arasında mistik şair olarak tanınır.
      • Düz yazılar yazmasına rağmen, daha çok şiirleri ile dikkat çekmiştir.
      • Kendi felsefi görüşleriyle, iç alemini eserlerinde etkileyici bir dilde sunmuştur.
      • Yazdığı şiirler yanında makale, biyografi, tarih, öykü ve eleştiri türünde eserleri bulunmaktadır.
      • Batı, Divan ve halk edebiyatında, Tanzimat döneminde en iyi tanınan yazarlar arasında yer almıştır.
      • Kendisi duygu ve düşüncelerini harmanlayıp, sanat kaygısıyla şiir olarak dile getirdiğinden, serbest şiire karşı çıkmış, kafiyeye sığınmayı kabul etmemiştir.
      • Şiirlerinde lirizm ağırlıklı konular işlemiştir. Kendisine göre şiir iç ve dış yapısıyla uyum içerisinde olmalıydı.
      • O dönemde şiirlerinde duygularını dile getirmesi, benzetmeleri dikkat çekmiştir.
      • Tüm şiirlerinde duygularını, ruh halini, düşüncelerini ve sanatını dile getiren sözcükler kullanmıştır. 
      • Şiirlerinde 1934 yılına kadar kendiyle olan hesaplaşmalarını, korkularını, anılarını ve arayışlarını dile getirmiştir.
      • Şiirlerinde dikkat çekici şekilde doğa üstü varlıklara, cinlere, perilere ve hayaletlere yer vermiştir.
      • Şiirlerine verdiği Ölüm, Korku, Tecrit gibi yeni, orijinal isimler vererek, ilgi çekmiştir.
      • 1934 yılından itibaren toplumla ilgili konulara yer vererek, gençliğin ve toplumun yaşadıklarını anlatmıştır.
      • Şiirlerinde Türk toplumun aslına geri dönmesi gerektiği konu almıştır.
      • Tiyatro eserlerinde ahlak felsefesini savunmuş, Cinnet Mustatili eserinde hapishanedeki anılarına yer vermiştir.   

      Necip Fazıl Kısakürek ŞiirleriNecip Fazıl Kısakürek şiirlerinden örnekler

      • Anneme
      • Akıl
      • Aşk ve korku
      • Anneciğim
      • Akşam
      • Aynalar
      • Aydınlık
      • Bekleyen
      • Ayrılık Vakti
      • Canım İstanbul
      • Beklenen
      • Çile
      • Geceye Şiir
      • Çocuk
      • Gurbet
      • Feza Pilotu
      • Hep Bu Ayak Sesleri
      • Kaldırımlar
      • Kurtuluş Bestesi
      • Uyan Yarim

      Necip Fazıl Kısakürek şiir kitapları

      • Örümcek Ağı (1925)
      • Kaldırımlar (1928)
      • Ben ve Ötesi (1932)
      • Sonsuzluk Kervanı (1955)
      • Çile (1962)
      • Şiirlerim (1969)
      • Esselam (1973)
      • Çile (1974)
      • Bu Yağmur
      ]]>
      Necip Fazıl Kısakürek Eserleri https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-eserleri.html Sat, 08 Dec 2018 05:59:25 +0000 Necip Fazıl Kısakürek eserleri, şiirler, romanlar, piyesler ve hikayeler bulunmaktadır. İlk şiir kitabı Örümcek Ağı'ndan sonraki, ikinci şiir kitabı olan Kaldırımlar ile tanınan yazar, 1934 senesine kadar şair ol Necip Fazıl Kısakürek eserleri, şiirler, romanlar, piyesler ve hikayeler bulunmaktadır. İlk şiir kitabı Örümcek Ağı'ndan sonraki, ikinci şiir kitabı olan Kaldırımlar ile tanınan yazar, 1934 senesine kadar şair olarak bilinmiştir. 1934 yılından sonra büyük bir değişim geçirerek, eserlerinde siyasi bir eylemci olarak tanınmıştır. Nakşibendi Abdülhakim Arvasi ile tanışması, İslami tarafını ortaya çıkarmıştır. Şiirlerinde tasavvufi düşüncenin etkileri görülmüştür. Yaşadığı fikir buhranının ardından, "Tohum" adlı tiyatro eserini yazmıştır. Türklük ve İslamcılık vurgusu yapılan eser, Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenmiştir. Sanat çevresinin ilgisini çeken oyun, halkın ilgisine mazhar olmamıştır. Bu dönemde yazdığı Bir Adam Yaratmak adlı eseri, Türk tiyatrosunun önemli eserleri arasında yer almıştır. Yazarın tiyatro eserleri ve şiirleri yanında, çıkarmış olduğu dergilerdeki yazıları da, siyasi yönden önem taşıyan yazılardı. Bu yüzden hakkında pek çok dava açılmıştır. Yazar Cennet Mustatili adlı eserinde de, hapishanede yaşadıklarına yer vermiştir. Yazıları Son Posta, Yeni İstanbul, Milli Gazete, Tercüman gibi gazetelerde günlük yazılar ve fıkralar yayınlamıştır. Büyük Doğu gazetesinde kendi adı dışında isimlerle yazılar yazmıştır.

      Necip Fazıl Kısakürek EserleriNecip Fazıl Kısakürek Eserleri;

      • Cennet Mustatili
      • Hikayelerim
      • Bir Adam Yaratmak
      • Kafa Kağıdı
      • Çile
      • Yunus Emre
      • O ve Ben
      • At'a Senfoni
      • Sahte Kahramanlar
      • Tanrı Kulundan Dinlediklerim
      • Hazret-i Ali
      • Tohum
      • İhtilal
      • Aynadaki Yalan
      • Moskof
      • Reis Bey
      • Babıali
      • Hitabeler
      • Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık
      • Hac
      • Nur Harmanı
      • Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar
      • İman ve İslam Atlası
      • Dünya Bir İnkilap Bekliyor
      • Öfke ve Hiciv
      • Başbuğ Velilerden 33
      • Konuşmalar  
      • Sabır Taşı
      • Namık Kemal
      • Yeniçeri
      • Çerçeve 1-2-3-4 sayılabilir.

      Necip Fazıl, Türk edebiyatına modern anlayışı kazandıran, lirizme önem veren, eserlerinde duygularını dile getirme tarzı, toplumu yansıtan eserleri, halkı korumacı tavrı, sanata kazandırdığı yenilikçi vasıflarıyla daima Türk edebiyatında yeri olacak bir sanatçıdır. Tasavvuf ve dini düşünceleri nedeniyle eleştirilen Necip Fazıl Kısakürek 25 Mayıs 1983 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. Böylelikle Türk edebiyatı büyük ustalarından birini kaybetmiştir. Daima Türk şiiri ve tasavvuf adına büyük bir kişi olarak anılmaya devam edecektir.

      ]]>
      Necip Fazıl Kısakürek Edebi Kişiliği https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-edebi-kisiligi.html Sat, 08 Dec 2018 12:56:23 +0000 Necip Fazıl Kısakürek edebi kişiliği, hakkında söylenecek oldukça fazla konu vardır.  Bunları sıralarsak; Necip Fazıl Kısakürek edebi kişiliği, hakkında söylenecek oldukça fazla konu vardır.  Bunları sıralarsak;

      Necip Fazıl Kısakürek Edebi Kişiliği
      • Modern Türk şiirinde mistik şair olarak bilinir.
      • Eserleri arasında düz yazılarda olmasına rağmen, şiirleri ile dikkat çeker.
      • Halk şiirimizden yaralanarak, bunlara batılı tarzda modern bir anlayış kazandırmıştır.
      • Kullandığı teknikte felsefi görüşlerini, iç alemini etkileyici bir anlatımla dile getirmiştir.
      • Şiirin yanında tarih, makale, biyografi, eleştiri ve öykü türlerinde yapıtlar meydana getirmiştir.
      • Tanzimat dönemi, Batı edebiyatı, halk edebiyatı ve Divan edebiyatını en iyi bilen sanatçılar arasındadır.
      • Duygu ve düşünceleri harmanlayarak şiir olarak, sanat kaygısıyla dillendiren bir sanatçı olduğundan, serbest şiire karşı çıkmıştır. Ona göre kafiyeye sığınma sahtekarlıktır.
      • Şiirin iç ve dış yapısının uyum içerisinde olduğunu düşünmektedir. Bu yüzden şairlik yaşamı boyunca lirizm ağırlıklı şiirler yazmıştır.
      • Döneminde duygularını dile getiriş tarzı, yaptığı benzetmelerle şiirleri süslemesi dikkat çekmiştir.
      • Şiirlerin tamamında sanatını, ruhunu, duygularını ve düşüncelerini yansıtan kelimeler bulunmaktadır.
      • 1934 yılına kadar ruhsal durumunu, çocukluk yıllarında yaşadıklarını, korkularını, varlığını, arayışlarını ve kendisiyle olan hesaplaşmalarını anlatan şiirler yazmıştır.
      • Şiirlerinde hayaletler, periler, cinler, ayak sesleri gibi doğa üstü varlıklara yer vermiştir.
      • Şiirlerini topladığı Çile 'de, Korku, Ölüm, Tecrit ve Ukde adlarıyla şiirlerine yer vermiştir. Bunlar orijinal, yeni, insana haz veren, sanatkar ifadelerdir.
      • 1934 yılından sonra toplumu da yansıtan şiirler yazmıştır. Bu şiirlerde toplumun nasıl kandırıldığını, gençliğin durumunu yansıtmıştır.
      • İfadesine göre Türk milleti aslını korumalı ve ona geri dönmelidir.
      • Yazdığı tiyatro eserlerinde ahlak felsefesinin savunucusu olmuştur. Cinnet Mustatili adındaki eserinde hapishane anılarını yazmıştır.
      ]]>
      Necip Fazıl Kısakürek Hayatı https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek-hayati.html Sun, 09 Dec 2018 02:50:54 +0000 Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904, şiir dünyasında henüz yirmi dört yaşındayken yayımladığı ikinci şiir kitabı olan ‘Kaldırımlar’ ile tanınmaya başlamıştır. 1943-1978 yılları arasında 512 sayısı yayımlanan Büy Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904, şiir dünyasında henüz yirmi dört yaşındayken yayımladığı ikinci şiir kitabı olan ‘Kaldırımlar’ ile tanınmaya başlamıştır. 1943-1978 yılları arasında 512 sayısı yayımlanan Büyük Doğu Dergisi yoluyla İslamcı görüşlerini halka duyurmaya başlamıştır ve Büyük Doğu Hareketi’nin de başlangıcını oluşturmuştur. Büyük Doğu Dergisi bugün halen yayın hayatına devam etmektedir.

      1904 yılında İstanbul’da Maraşlı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Necip Fazıl Kısakürek ailenin tek çocuğuydu. Henüz dört beş yaşlarında dedesi sayesinde okuma yazma öğrenen Fazıl daha bu yaşlarda tutkulu bir okuyucu haline geldi.

      İlköğreniminde yaramazlıkları nedeniyle pek çok farklı okulda eğitim görmek zorunda kalan Necip Fazıl, sonradan çok yakın dost olacağı Peyami Safa’yla Rehber-i İttihat Mektebi’nde tanıştı fakat çok geçmeden bu okuldan da ayrıldı. Kız kardeşi Sema’nın beş yaşında ölümünden sonra annesi vereme yakalanınca ailesi Heybeliada'ya taşındı. İlkokul hayatını da Heybeli Ada’da sonlandırdı.

      Necip Fazıl Kısakürek Hayatı

      Sonrasında Bahriye Mektebi’nde öğrenimine devam etti. Oldukça zır kutuplarda yer aldığı Nazım Hikmet Ran ise aynı okulda iki sınıf üstte öğrenciydi. Ahmet Necip, Necip Fazıl ismini bu okulda aldı.

      İstanbul’un işgali sırasında annesiyle Erzurum’daki dayısının yanına gitmek zorunda kalan Necip Fazıl, bu esnada henüz çok genç yaşta olan babasını kaybetti.

      Darülfünun yıllarında gösterdiği başarı sonucu üniversite eğitimini tamamlamış sayıldı ve Paris’e gönderildi. Paris’teyken kumara ilgi duymaya başladı. Bir yılın sonunda bursu kesildi ve yurda dönmek zorunda kaldı.

      İstanbul’a dönüşünün ardından 1925’te ilk şiir kitabı olan ‘Örümcek Ağı’ yayımlandı ve böylelikle şiir hayatı başlamış oldu. 1928 yılında ikinci kitabı olan ‘Kaldırımlar’ yayımlandı. Kitap büyük ilgi ve hayranlık toplayınca Necip Fazıl Kısakürek de tanınmaya başlamış oldu.

      Aslında 12 yaşında şiir yazmaya başlayan Necip Fazıl’ın ilk kitabı henüz 17 yaşındayken yayınlandı. Bugün şiirleri Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilere dağıtmış olduğu ders kitaplarında da okutulmaktadır. Şiirin yanı sıra genç yaşta yazdığı tiyatro eserleri de dönemin tiyatrolarında aylarca oynatılıp çok büyük ilgi gördü.

      ‘Kaldırımlar’ şiiri onu çok genç yaşta ünlü yaptı. Sonrasında daha otuz yaşına basmadan önce 1932 yılında yayımladığı ‘Ben ve Ötesi’yle de okuyucu ve büyük bir hayran kitlesi toplamayı sürdürdü. Hayranları tarafından ‘Üstad’ unvanı verildi ve ismi artık ‘Üstad Necip Fazıl Kısakürek’ olarak geçmeye başladı.

      Şöhretinin zirvesinde iken Paris’te de okumuş olduğu felsefe bölümünün etkisiyle felsefi arayışlarını sürdürürken 1934 yılında bir Nakşibendi olan Abdulhakim Arvasi ile tanıştı ve bu sayede hayatında ve şiirlerinde İslami kimliği ön plana çıkmaya başladı. Üstün bir ahlak felsefesini savunduğu tiyatro eserlerini ve şiirlerini birbiri ardına kaleme aldı. Özellikle ‘Bir Adam Yaratmak’ olmak üzere, birçok tiyatro eseri takipçileri tarafından büyük ilgi gördü. ‘Bir Adam Yaratmak’ bugün bile Türk tiyatrosunun en önemli ve en değerli oyunlarından biridir.

      Aynı zamanda hemen hemen bütün şiirlerinin de içinde bulunduğu ve 512 sayısı yayımlanan Büyük Doğu Dergisi karşıt kesim tarafından eleştirilerek sık sık toplatılmış, zaman zaman da dergi kapatılmıştır. Bu sıralarda Necip Fazıl boş durmamış, birçok dergi ve gazete üzerinden eserlerini yayınlamaya devam etmiştir.

      Din ve tasavvuf ağırlıklı düşünceleri yüzünden yaşadığı dönem ve sonrasında da sık sık eleştirilen Necip Fazıl 25 Mayıs 1983’te, İstanbul’da hayata gözlerini yumduğunda, Türk şiiri büyük bir ustasını daha kaybetmiştir. Necip Fazıl, Türk şiiri ve tasavvuf için her zaman büyük bir isim olarak kalacaktır.

      ]]>
      Necip Fazıl Kısakürek https://www.necipfazilkisakurek.gen.tr/necip-fazil-kisakurek.html Sun, 09 Dec 2018 15:39:02 +0000 26 Mayıs 1905'da doğdu. Maraş'lı bir soydan gelen Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş'ta ki konağında geçti. İlk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bah 26 Mayıs 1905'da doğdu. Maraş'lı bir soydan gelen Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş'ta ki konağında geçti. İlk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları arasında dönemin ünlülerinden Yahya Kemal, Ahmet Hamdi (Akseki), İbrahim Aşkı gibi isimler vardı.

      İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten (1924) sonra gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu. Paris'te geçen bohem günlerinden sonra, Türkiye'ye dönüşünde Hollanda, Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalıştı. Bir Fransız okulu, Robert Kolej, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde hocalık yaptı(1939-43). Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları dışında başka bir işle meşgul olmadı.

      Şairliğe ilk adımını on yedi yaşında iken, annesinin arzusuyla başladı ve ilk şiirleri Yeni Mecmua'da yayımlandı. Milli Mecmua ve Yeni Hayat dergilerinde çıkan şiirleriyle kendinden söz ettirdikten sonra, Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta çağdaşı şairlerin en önüne çıkararak edebiyat çevrelerinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdı. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile en az öncekiler kadar takdir toplamayı sürdürdü

      Necip Fazıl Kısakürek

      Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur. Bohem hayatını en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz. Necip Fazıl' ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar. Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak gibi piyesleri büyük ilgi görür. Bu eserlerden Bir Adam Yaratmak, Türk tiyatrosunun en güçlü oyunlarındandır.

      Necip Fazıl'ın şairliği ve oyun yazarlığı kadar önemli yönü, çıkardığı dergiler ve bu dergilerde çıkan yazılarla sürdürdüğü mücadeledir. Haftalık Ağaç dergisi(1936, 17 sayı) dönemin ünlü edebiyatçılarının toplandığı bir okul olmuştur. Büyük Doğu dergisinde çıkan yazılarıyla İsmet Paşa ve tek parti (CHP) yönetimine şiddetli bir muhalefet sürdürmesi sonucu hakkında açılan çok sayıda davada yüzlerce yıl hapsi istendi, Cinnet Mustatili adlı eserinde hapishane anıları yer alır. Sık sık kapatılan ve toplatılan Büyük Doğu'nun çıkmadığı sürelerde günlük fıkra ve çeşitli yazılarını Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Hergün ve Tercüman gazetelerinde yayımlandı. Büyük Doğu'da çıkan yazılarında kendi imzası dışında Adıdeğmez, Mürid, Ahmet Abdülbaki gibi müstear isimler kullandı. 1962 yılından itibaren de hemen hemen tüm Anadolu şehirlerinde verdiği konferanslarla büyük ilgi topladı.

      1980'de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü'nü, 'İman ve İslam Atlası' adlı eseriyle fikir dalında Milli Kültür Vakfı Armağanı'nı (1981), Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü'nü (1982) almıştır. Ayrıca Türk Edebiyatı Vakfı'nca 1980'de verilen beratla 'Sultan-üş Şuara' (Şairlerin Sultanı) ünvanını kazanmıştır.

      Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

      Sayfamızda Necip Fazıl Kısakürek Sözleri yer almaktadır. Yeni Necip Fazıl Kısakürek Sözleri Kısa, Necip Fazıl Kısakürek Sözleri facebook, Necip Fazıl Kısakürek Sözleri twitter

      Bu nasıI dünya, hikayesi zor.

      Sevdiğini beIIi et. GizIemek başkaIarına fırsat vermektir.

      Her ağızda, her teIde faniIik diriItisi , sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı !!

      Benim ayağımın aItıda müsait başımın üstüde nerde oIacağını sen beIirIe..

      GökIer ağIıyor, biz ağIamışız çok mu Bize yobaz diyorI]]>